sağlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sağlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Yaş Dişi Çekilmeli mi? Faydası ve Zararları Nelerdlr?



20 Yaş Dişi Nedir?

20 yaş dişi; genelde 16-25 yaş aralığında çenenin iki tarafının sonunda olmak üzere toplamda 4 adet çıkan üçüncü büyük azı dişidir ve ağızda çıkan en son diştir.

20 Yaş Dişi Ağrısının Sebebi Nedir?

20 yaş dişi zamanla daralan çene içerisinde yer bulamadığı zaman kendisine yer açmak için bir çok yola başvurabilir. 

Bunlardan biri, 20 yaş dişinin kendisini engelleyen kemiği delmek için fizyolojik olarak iltihaplanma başlatacaktır ve başarılı olursa diğer dişlerinize çok ciddi bir baskı uygulayarak yerlerinin değişmesine yani çapraşıklık sorununa sebep olacaktır ki bu da sağlam bir ağrıya sebep olur. İltihaplanmayı önlemek için antibiyotik(Augmentin 1000 mg) kullanmak gerekir. Antibiyotik 2. günden sonra etkisini gösterecektir. İltihap kuruduktan sonra mutlaka dişçiye gidilmelidir.

Bir diğeri ise gömülü 20 yaş dişlerinin Kist ve Tümör oluşumuna sebebiyet vermesidir. Bu duruma düşüp, ileri cerrahi müdahalelere maruz kalmamak için iyi değerlendirme ve gerekse röntgenle takip edilmelidir.



20 Yaş Dişi Çekilmeli Mi?

Eğer yukarıda belirtilen şartlar mevcutsa evet, 20 yaş dişi çekilmelidir. Buna ek olarak 20 yaş dişinde çürük ve ortodonti tedavisi gören hastanın tedavisiyle uyuşmazlık gösteren durumlarda da çekilmesi gerekir.

Ağrımayan 20 Yaş Dişi Sorun Çıkarır Mı?

Ağrısız ve düzgün çıkan hiç bir 20 yaş dişi kesinlikle çekilmemelidir. Dezavantajı sadece en arkada bulunmasından dolayı ağız temizliğinin birazcık daha özen gerektirmesidir.

20 Yaş Dişi Ameliyatı Zor Mudur?

Hayır, değildir. Yaklaşık yarım saatte 20 yaş dişi çekim işlemi yapılabilir. İlerlemiş vakalarda bu süre artsada çok ciddi bir süre almaz.

Peki 20 Yaş Dişi Çekiminden Sonra Neler Yapmalı?

20 yaş dişi çekiminden sonra diş hekimi tarafından verilen tampon 20-30 dakika boyunca ısırılır. Bunun amacı yaranın içerisindeki kan oluşumunun pıhtılaşmasını sağlamaktır. Bu da yaranın iyileşme sürecinin en önemli etkenlerinden biridir. Tampondan sonra sızıntı şeklinde kanama devam edecektir. Bu sızıntı şeklindeki kanamaya pasif kanama denir.

Ağızdaki uyuşukluk geçene kadar yemek yemek ya da içmek tamamen yok. Ayrıca en az 36 saat süreyle sıcak yemek ve içecek yeme içme kesinlikle yasak.

Yüzde şişlikler ve morarmalar görülebilir. Bunu büyük ölçüde azaltmak adına operasyon bölgesine 6 saate kadar dışarıdan soğuk kompres uygulanabilir. Soğuk kompres uygulamasını 15 dakikada bir 5 dakika boyunca dinlenerek yapabilirsiniz.

En az 48 saat boyunca spor yapılmamalı. Aksi takdirde hızlanan kan dolaşımı yaranın açılmasına sebebiyet verecektir. Buna ek olarak yine en az 48 saat boyunca sigara kesinlikle içilmemeli.

Dikiş atıldıysa diş fırçası, kürdan gibi materyallerle temizlik yapılmaması lazım.

1 hafta boyunca kuru yemiş vb. sert gıdalar tüketilmemelidir. Ve yine 1 hafta süreyle çekilen 20 yaş dişinin olduğu tarafı kullanmamakta fayda var.

En son olarak ise çekim sonrasında doktorun verdiği reçeteyi harfiyen uygulamak şart.

Bu yazı size yardımcı oldu mu? O zaman aşağıdaki kahve resmine tıklayarak bize ücretsiz kahve ısmarlayın. Teşekkürler. :)



Soru ve görüşleriniz için varsa yorum bırakabilirsiniz.
Bu Yayın Telif Hakları Yasasınca Korunmaktadır.
Copyright © 2012-2015  Mükemmelin Blogu 

Protein Tozu Nasıl Kullanılmalıdır?

Mükemmelin Blogu - Protein Tozu Kullanımı

Aşşağıda protein tozu kullanımını çok sade bir şekilde bir kaç başlıkla anlattım.

Protein nedir?
Protein, vücudumuzu oluşturan temel yapı taşı amino asitlerden oluşur. Vücut için en gerekli bileşenlerden biridir. Kasların canlılığı, tamir edilmesi, hormon ve enzim üretimi, vücudun su dengesi, bağışıklık sisteminin düzgün çalışması bunların hepsi protein sayesinde gerçekleşir.

Protein tozu zararlı mıdır?
Bazı kesimler, protein tozunun son derece zararlı olduğunu hatta kısırlığa bile neden olabileceğini öne sürmekte. Ancak böyle bir şey kesin olarak şu ana kadar kanıtlanmamıştır.

Protein tozu doğru kullanımda zararsızdır. Ancak yanlış kullanımda vücuda kalıcı hasarlar verebilir. Peki protein tozunun zararları nelerdir?
  • Protein tozunun fazla tüketilmesi ciltte akneye sebep olduğu gibi aynı zamanda karaciğerin aşırı derecede yorulmasına da nedendir.
  • Yine aşırı dozda böbrek taşı oluşumuna neden olur ve böbrek sindirimini zorlaştırır.
  • Protein tozu son kullanma tarihi geçmesi durumunda zehirlenmeye neden olabilir.
  • Protein tozu saklanırken hava almadığından emin olunmalı ve güneş ışığından uzak tutulmalı.
  • Protein tozu ile birlikte alkolün kullanılması da yine böbrekleri sindirim bakımından yorar.
Protein tozu en doğru şekilde nasıl kullanılır?
Öncelikle protein tozu, besin kaynağı olarak görülmemelidir. Protein tozu gıda takviyesidir.

Bir sporcunun protein tozu kullanımı şu şekilde olmalıdır;
  • Sabah Kalkar Kalkmaz: Nedeni şu ki; İyi bir uykunun ardından vücut bütün gece Growth (Büyüme) hormonu salgılar ve gelişir. Bunu yaparkende vücuttaki bütün besinleri tükketir. Bu yüzden sabah uyandığında vücut fazlasıyla besine ihtiyaç duyar. Sabah kahvaltısının hazırlanması, yenmesi birde üstüne sindirilmesi zaman alacak ve vücut bu zamana kadar besinsiz kalarak zarar görecek. Protein tozu yaklaşık 30-35 dakika da kana karıştığı için buna engel olup vücudun ihtiyaç duyduğu besini karşılayacaktır.
  • Öğünlerin Arasında: Öğünlerin arasında uzun bir zaman varsa protein tozu muhakkak kullanılmalı. Kas kaybetmek istenmiyorsa vücut iyi şekilde beslenmek zorunda ve kesinlikle uzun süre aç bırakılmamalı.
  • Antrenmandan Önce: Antrenmandan en az 45 dakika önce gerekli dozda protein tozu kullanılmalı. Nedeni ise, alınan kalori ve protein sayesinde antrenman boyunca kas kaybını en aza inmesi olduğu gibi antrenmanın çok daha verimli geçmesine olanak sağlamasıdır.
  • Antrenmandan Sonra: Antrenman bittikten hemen sonra içilmelidir. Çünkü vücut efor sarfetmiş yorulmuş, kaslar gelişmek için yıkıma geçmiştir. Vücudun acil proteine ihtiyacı vardır ve karşılanmazsa büyük oranda kas kaybedecektir. Bu yüzden özellikle ağır antrenmanlardan sonra protein tozu kesinlikle hemen kullanılmalıdır.
  • Akşam Yatarken: Daha öncede söylediğim gibi bütün gece boyunca vücut uyku esnasında çalışmaya devam eder. Gece sen uyurken Growth hormonu salgılar ve kasların gelişir. Ancak vücut gece uzun süre aç kalacağından proteine ihtiyaç duyar. Bu yüzden yatmadan hemen önce özellikle sütle karıştırılmış protein tozu yanına da eğer varsa belli ölçüde Kazein'de almanda fayda var. Özellikle sütle karıştırılmış dememin sebebi sütün emiliminin daha yavaş olmasıdır.
Kana karışan protein kaynaklarının ortalama süresi ne kadardır?

1.Whey Protein: 10 Dakika
2.İzole Whey Protein: 15-20 Dakika
3.Yumurta Beyazı: 30-35 Dakika
4.Az Yağlı Balık: 40-45 Dakika
5.Yağsız Sığır Jelatini: 45 Dakika 
6.Lor Peyniri: 45 Dakika
7.Tavuk ve Hindi Eti: 50-60 Dakika

Aynı zamanda "Protein Bar Nasıl Yapılır?" başlıklı yazıyı okumanda fayda var.

Bu yazı size yardımcı oldu mu? O zaman aşağıdaki kahve resmine tıklayarak bize ücretsiz kahve ısmarlayın. Teşekkürler. :)



Soru ve görüşleriniz için varsa yorum bırakabilirsiniz.
Bu Yayın Telif Hakları Yasasınca Korunmaktadır.
Copyright © 2012-2015  Mükemmelin Blogu 

Protein Bar Nasıl Yapılır?

Protein Bar Nasıl Yapılır? - Denizin Blogu

Kendi başına, paket halinde aldığın protein barın beşte bir fiyatına gliserin, şekersiz ve katkı maddesiz mükemmel bir protein barı hazırlayabilirsin!

Çok kolay yapabileceğin bu protein barının düşük yağlı, lif açısından çok zengin olması spor yaparken gelişimine fazlasıyla yardımcı olacaktır. Tercihen daha lezzetli hale gelmesi için üzerine %100 doğal fıstık ezmesi sürebilirsin. En etkin verimi alabilmek için bir protein içeceği ile beraber kullanılabilir.

Tamı tamına 7 dakika içerisinde çok kolay bir şekilde yapabileceğin protein barının nasıl yapıldığını açıklıyorum:

Malzemeler:

  • 3 Adet ½ Kap Yulaf
  • 1 Kap Şekersiz Şurup
  • ¼ Kap Portakal Suyu
  • ½ Kap Toz Halinde Yağsız Süt
  • 2 Dövülmüş Yumurta Beyazı
  • 1 Yemek Kaşığı Vanilya
  • 4 Ölçek Çikolata ya da Vanilyalı Protein Tozu
  • ¼ Kap Doğal Elma Püresi
Yapılış:

Fırını önceden 300˚ ısıt. Kuru malzemelerin tamamını bir kabın içine koy ve iyice karıştır.

Bir diğer kapta portakal suyunu, şekersiz şurubu, yumurta beyazını ve elma püresini harmanlayıp karıştır.

Ardından tamamını karıştırdığımız kuru malzemeleri sıvıları malzemelerden oluşan karışıma kat ve kurabiye hamuru gibibir kıvama gelene kadar iyice karıştır.

Hamuru pişirme kağıdına yay. Kalın barlar için 9x12'lik pişirme çanağı kullan. Kenarlar gevrek ve kahverengileşinceye kadar öncden ısıttığın fırında 250˚ de pişir. Bu yaklaşık 15 dakika kadar sürer. Piştikten sonra 10 parça bara bölerek kes ve hava almayan bir kapta dondur. Hepsi bu kadar. Afiyet Olsun.

Önemli Not:
Elma püresi yağ yerine kullanılmıştır. Fazla nem sağlar ama yağ olmaz ve tadını değiştirmez. Ayrıca barları donmuş olarak ya da mikrodalga fırında ısıtarakta yiyebilirsin.

Aynı zamanda "Protein Tozu Nasıl Kullanılmalıdır?" başlıklı yazıyı okumanda fayda var. 

Bu yazı size yardımcı oldu mu? O zaman aşağıdaki kahve resmine tıklayarak bize ücretsiz kahve ısmarlayın. Teşekkürler. :)



Soru ve görüşleriniz için varsa yorum bırakabilirsiniz.
Bu Yayın Telif Hakları Yasasınca Korunmaktadır.
Copyright © 2012-2015  Mükemmelin Blogu  

Saç Dökülmesine Kesin Çözüm

denizin blogu

Şampuan, bilindiği üzere saçtaki; yağ, toz, kepek, kirli parçacıkların su yardımıyla temizlenmesini sağlayan temizlik maddesidir. Hatta saçının doğasında bulunan yararlı yağlarıda buna ekleyebirsin.

Şampuan 1920'li yıllarda üretilmeye başlanmış ve günümüzde de hala devam etmektedir. Ancak dünyada bir çok kurum ve kuruluşlar tarafından saçı temizlemekle birlikte insan sağlığına zarar verdiğide tespit edilmiş. Araştırmalara göre şampuan kullanımının haftada 2 kereden fazla kullanan insanların saç dökülmesinin en az %30 arttırdığını tespit edilmişdir.

Marketlerde yer alan her şampuanın içerisinde %100 bulunan sentetik maddelerden bazıları şunlardır; 

SLS (Sodium Lauryl Sulphate) SLES ALES (Ammonium Lauryl Ether Sulphate) Cocamide DEA PEG – 12 Dimethicone Etilen Glikol Distearat Kıvamlaştırıcılar Selilöz türevleri Polietilen glikol diesterleri Renklendiriciler Parfüm Paraben koruyucular Methyl-, Ethyl-, Propyl-, Butyl-, sodyum hipoklorit Benzyl Alcohol, Isobutylparaben, Sodium Methyl-, Methylchloroisothiazolinone ya da Sodium Propylparaben, Methylisothiazolinone Polyquaternium-7 Climbazole

Yukarıda yer alan sentetik maddeler arasında kimyasal adıyla "Sodyum Hipoklorit" yani Çamaşır Suyu'na rastalamak mümkün.

Saçım çok gür bana bişey olmaz ben şampuan kullanmaya devam ederim diyorsan haftada iki en fazla üç kere ve saçına uygun olan şampuan türünü kullanmanı öneririm. Çünkü saçına uyumlu olmayan şampuan saçının dökülme hızını arttıracaktır.

Peki saç dökülmem var ve kel kalmak istemiyorum diyorsan ne yapabilirsin?

Cevap tabi ki; tamamen doğal, hiç bir sentetik, koruyucu madde içermeyen, insan doğasına uygun Bıttım Sabunu!

Bıttım sabunu; bıttım (yabani fıstık) ve Siirt'te yetişen menengiç yağından yapılan bir sabundur. Bıttım Sabunu'nun Faydaları;

  • Egzama ve Mantar gibi cilt hastalıklarını iyileştirir.
  • Kepeği %100 e kadar önler.
  • Deri dökülmesini keser ve sağlıklı saç derisine zemin hazırlar.
  • İçerisindeki doğal vitaminlerle saçları besler.
  • Varisleri rahatlatır ve tedavisinde yardımcı rol oynar.
  • Gözenekleri açarak cildin nefes almaasını sağlar böylece vüducu rahatır.
  • Beyazlaşmış saçlara renk verir ve zamanla siyahlaştırır.
  • İnce saçları güçlendirir, kırılmaları önler.
  • Saç dökülmesini %100 e kadar önler.
  • Kuru saçları nemlendirir.
  • Saçlara canlılık katar.
  • Kaşıntıyı keser.
Günümüzde Siirt'te üretilir ve dünyanın her tarafına gönderilir. Üstelik, Türkiye'nin neredeyse her yerinde aktarlardan alabileceğin Bıttım Sabunu'nun piyasa değeri 7 - 15 TL arasında değişiyor. Saç ekme, pahalı bitkisel denen şampuanlara verilecek tonla para yerine 1 kg Bıttım Sabunu alarak kendini değiştirmeye başlayabilirsin. Günümüzde dünyanın her yerinden talep gören bu sabunu kullananlar arasında İngiltere Prensi CharlesTürkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı ve daha nice ülkenin önde gelen insanları bu sabunu kullanmıştır. Eğer hala inanmıyorsan siirtli halkın 70'inde bile simsiyah fırça gibi saçlarını görebilirsin.
Bıttım Sabunu, saç dökülmesine doğal çözüm!

Bu yazı size yardımcı oldu mu? O zaman aşağıdaki kahve resmine tıklayarak bize ücretsiz kahve ısmarlayın. Teşekkürler. :)



Yağ Yakıcı Besinler

Yağ Yakıcı Besinler - Denizin Blogu

Spor yapıyorsun veya sıkılaşma dönemine mi girdin? Beslenirken bile yağ yakmak mı istiyorsun? O zaman bu yazıyı okumaya ihtiyacın var.

C Vitamini
C vitamininden başlayalım. C vitaminli besinleri tercih et. Bünyesinde yüksek miktarda C vitamini bulunduran besinler yağ yakımını hızla arttıracaktır. Özellikle egzersiz öncesi yeterli miktarda C vitamini aldığındayağ yakımın kat kat artacaktır. C vitamini, yağları yakıta çeviren "Carnitin" üretimibi sağladığı için yağ yakma değerini olması gereken seviyeye çekiyor. C vitamini hastalıklardan korunmakla kalmayıp aynı zamanda yaşlanmayı da önler.
Peki C vitamini kullanımı nasıl olmalı?
C vitaminin büyük bir bölümü idrar yoluyla vücuttan atıldığından, günlük ihtiyacının yarısını sabah diğer yarısını da akşam tüketmende fayda var. Yüksek miktarda C vitamini barından besinlerden bazıları şunlardır;

  • Kuşburnu
  • Yeşil Çay
  • Kırmızı Biber
  • Kivi
  • Çilek
  • Kavun
  • Greyfurt
  • Mandalina
  • Limon
  • Mango
  • Ahududu
  • Erik
  • Kayısı
  • Avakado
  • Böğürtlen
  • İncir
Süt ve Süt Ürünleri
Yağsız olacak şekilde süt, peynir ve yoğurt tüketimi yağ yakmanı hızlandıracaktır. Çünkü içerisindeki Kalsiyum yağ yakmanıza sebep olur. Özellikle göbek bölgesi. Ayrıca yarım litre sütün günlük Kalsiyum ihtiyacını karşılayacağını da unutmamak gerekir. Fakat burda market sütünden bahsetmiyorum. Bulabilirseniz ki mutlaka bulmaya çalışın köy sütü bulun kısık ateşte kaynatılırsa pastörize sütten daha az yararlı vitaminleri ölüyor.

Et Ürünleri
Kırmızı etleri azaltıp daha çok beyaz etlere yönelebilirsin. Çünkü kırmızı etler beyaz etlere göre çok daha fazla yağlıdır. 

NOT: Eğer sürekli bişeyler atıştırma gibi bir problemin varsa kabuk halinde 6 adet ceviz ya da kabuk tarçını öneririm. Bilindiği üzere tarçın bir ağaç kabuğudur. Kabuk tarçın günümüzde tüm marketlerde bulunmaktadır. Tarçın; magnezyum, kalsiyum ve demir kaynağıdır. Ayrıca yüksek oranda liften oluştuğundan bir rulo kabuk tarçın bile karnı uzun süre tok tutmaya yetecektir.

Kabuk Tarçın ve Toz Tarçından Bir Görünüm
Denizin Blogu


Abur cubur kesinlikle yemek yok!  Cips, bisküvi, çikolata, kola, ice tea, kutu meyve suları, alkol, mısır gevreği vb. besinlerden uzak durmalısın. Bu ve bunun gibi besinler sağlıksız beslenmene yol açar. Ayrıca Sağlıklı Beslenme adlı yazımı da okumanda fayda var. Böylece yağ yakımını hızlandırmış olursun.

Öğünlerin en az 4 - 4,5 saat aralıklı olmalı ve günde yetişkin bayanlar 2,5 - 3 lt, yetişkin baylar ise 3 - 4 lt arası su tüketmelidir. Su tüketimi ve düzenli aralıklarla beslenme vücudunu düzene sokacak ve yağ yakımını hızlandıracak.

NOT: Doğru yolda gidersen vüdun halsizlik, can sıkıntısı, mide bulantısı vb. belirtilerle değişime karşı çıkarak sana direnç gösterecektir. Bu neredeyse 1 hafta sürebilir. Ancak sonunda vücudun değişimi kabullenip sağlıklı yaşama alışmaya başlayacaktır. Sakın pes etme!

Vücut ısısını arttıracak besinlerde tercih edebilirsin. Vücut ısısını arttıran besinlerden kastım acı olan besinler. 


Bu yazı size yardımcı oldu mu? O zaman aşağıdaki kahve resmine tıklayarak bize ücretsiz kahve ısmarlayın. Teşekkürler. :)



Soru ve görüşleriniz için varsa yorum bırakabilirsiniz.
Bu Yayın Telif Hakları Yasasınca Korunmaktadır.
Copyright © 2012-2015  Mükemmelin Blogu 

Sağlıklı Beslenme

spor ve diyet, fitness, sağlık
Egzersiz öncesinde ve sonrasında beslenme şeklin sağılığın için yaptığın egzersizler kadar önemlidir. Sağlıklı ve yaptığın egzersizlere uygun beslenme sadece egzersizleri yaparken performansını artırmakla kalmayacak üstüne daha da zinde olmanı sağlayacaktır. Peki sağlıklı beslenmenin temel kuralları nelerdir bir göz atalım...

Bir kere sokakta yediğin yemeklere çok dikkat etmelisin. Şimdi sayacaklarımı tamamen unutacaksın.

Yiyecek olarak;
  • Fast Food
  • Poğaça, Açma, Çatal, Kuru Pasta
  • Pastalar, Şerbetli Tatlılar (Özel Günlerde Bir Dilim Pasta Yiyebilirsin)
  • Mısır Gevreği
  • Çikolata
  • Bisküvi
  • Konserve Yiyecekler *(Buna Ton Balığı Dahil)
  • Patates
  • Hamur İşleri
  • Şeker
  • Market Yoğurtları
  • Meyveli Yoğurtlar
  • Pirinç
  • Makarna
*Ton Balığı, Omega 3 ve Omega 6 bakımından oldukça zengindir. Ancak konserve ton balıkları paketlenirken raf ömrünü uzatmak amacıyla balığın kendi yağı alınır. Omega 3 asıl balığın kendi yağındadır. Yağ alındıktan sonra tamamen sağlıksız yağ olan Ayçiçek yağı ile doldurulur. Bu yüzden Konserve Ton Balığı değilde Taze Ton Balığı edinerek beslenmene dikkat et!

İçecek olarak;
  • Kola vb. tüm gazlı içecekler
  • Ice Tea
  • Kutu Sütler**
  • Kutu Meyve Suyu**
  • Kutu Ayran**
  • Alkol İçeren İçecekler (Özel Günlerde İçmenin Pek Bir Zararı Olmaz)

**Kutu Sütler, Kutu Meyve Suları veya Kutu Ayran tamamen doğal olmayan tatlandırıcılar tarafından üretildiği ve raf ömrünün uzaması için bir takım sağlığı tehdit eden kimyasal maddeler içerdiğinden asla kullanılmamalıdır!

Sokakta bu içecekler yerine su, ev yapımı ayran, taze meyve suları gibi doğal olan içecekleri tüketebilirsin.

Onu yeme bunu yeme neyi yiyebilicez peki?
Doğal olmayan şeylerden kaçınmalısın. Organik ve besleyici olan herşeyi yiyebilirsin. Bunlar; meyve, sebze, süt, yoğurt, peynir, tereyağı, zeytinyağı, beyaz et, balık, kırmızı et, baklagiller, tahıllar, tohumlar.

Meyve: Meyvelerin içerisinde fazlaca şeker bulunduğundan en fazla öğünde 1 adet tüketilmelidir. Bir adet elma, muz, kivi gibi. Ancak "Avakado" her öğünde istendiği kadar yenilebilir. Nedeni içerdiği Omega 3 ve Omega 6 ilave olarak glisemik indeksinin neredeyse sıfır olmasıdır. Avakadoyu yemenin en iyi şeklide; alındıktan 3-4 gün olgunlaşıp renginin koyulaşması beklenen avakado ikiye ayır. Kaşıkla tabağa çıkar. Sonra çatalla ezerek üzerine yeteri kadar öğütülmüş kaya tuzu ilave et. Artık avakadon yenmeye hazır! 

Sebze: Sebzede sınır yok istediğin kadar yiyebilirsin! Nedeni sebzelerin Glisemik İndeks'inin düşük olması. Sebzeler, her öğünde mutlaka bulunması gereken en değerli besin kaynaklarındandır.

Süt: Market sütü değilse günde bir bardak süt içmende fayda var. Sütü Organik olarak küçük çaplı çiftliklerde veya köylerde bulabilirsiniz. Kısık ateşte kaynatmak pastorize edilmiş sütlerden daha iyi bir yoldur.

Yoğurt: Tamamen ev yapımı olmalı ve doğal köy sütüyle yapılmalı. Bu şartlara uyan yoğurdu temin edebiliyorsan her akşam yemeğinde bir tas yoğurt yemen yeterli olacaktır.

Peynir: Günün ilk öğününde en az iki çeşit yenmesi gerekir.

Tereyağı: Organik tereyağları günün ilk öğününde kesinlikle bulunmalıdır. Unuutmamak gerekirki yağ yemeden yağ yakılmaz!***

***Zeytinyağı veya tereyağı gibi organik yağlar tüketildiğinde vücudun yağ yakımına yardımcı olursunuz. Ama burda yediğiniz yağların organik olması çok önemlidir.

Zeytinyağı: Tüm yemeklerde kullanılması gerekir kızartmalarda bile. Ayrıca zeytinyağı sızma olmalıdır. Riviera zeytinyağı sakın tüketme! (Soğuk sıkım taş baskı tüketmekte fayda var.)

Beyaz Et: Tavuk veya hindi eti tüketmekte fayda var. Çünkü tavuk ve hindi en çok protein ve karbonhidrat barındıran besinlerden biridir.

Balık: Norveç Uskumrusu, Somon Balığı, Taze Ton Balığı vb. soğuk deniz balıkları omega 3 bakımından zengin olduğu için daha yoğun tüketilmelidir. Sağlıklı beslenen bir insanın yemek programında hafta da en az 2 gün balık bulunmalıdır.

Kırmızı Et: Kuzu, dana, inek, koyun vb. et çeşitlerinin organik olmasına dikkat etmelisin. Dana ve inek etleri bugünlerde marketlerde bolca satılmaktadır ve hepsi kimyasal hormon içermektedir. Bu yüzden mümkünse kuzu , koyun etiyle beslen. Çünkü kuzuda veya koyunda hormon işlemez.

Baklagiller: İçinde bulunan lifler sayesinde gayet faydalı, tutan ve bitkisel protein bakımından çok faydalı bir besin kaynağıdır. İçerisinde dörtte bir oranında protein barındırır. 

Tahıllar: Yulaf, bulgur gibi tahıllar en eski besin kaynağıdır. içerisinde bol miktarda karbonhidrat, protein ve B vitamini bulundururlar. Yulafı sporcuların yaptığı gibi kaynar suyla yemek yerine yemeklere katarak yemeklere lezzet katabilirsin. Örneğin köfteye bayat ekmek kırıntısı yerine yulaf koyabilirsin. Çorbalara yulaf katabilirsin. Bu böyle sürüp gider. Bulgura gelince. Neredeyse her gün bir öğünde yemelisin. Pirinç pilavı yerine bulgur pilavı yapabilirsin. Bulgur en yararlı karbonhidrat deposudur. Suda çözülebilen lifleri sayesinde kan şekerini kontrol ederek kolesterolü düşürür. Sağlık ootoritelerinin lifli besinler üzerinde ki araştırmasında kanseri önlediğini de belirtilmiştir.


Bu yazı size yardımcı oldu mu? O zaman aşağıdaki kahve resmine tıklayarak bize ücretsiz kahve ısmarlayın. Teşekkürler. :)



Soru ve görüşleriniz için varsa yorum bırakabilirsiniz.
Bu Yayın Telif Hakları Yasasınca Korunmaktadır.
Copyright © 2012-2015  Mükemmelin Blogu